BABANIN GÖREVİ 8

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

BABANIN GÖREVİ 8
“Şu anda banyo yapıyorum görmüyor musun? Özel hayatıma biraz saygı göstermelisin, hala bunu öğrenemedin mi?” diye söylendim, bedenimi iyice suyun altına gömerek. Çıplaklığımı ancak bu şekilde gizleyebilirdim çünkü.
“Sanırım, konuşmalıyız. Biliyorsun, aramızda geçenlerle ilgili.” dedi, küvetin kenarına otururken. Ayağımın tam kenarında oturmuştu.
“Tamam, bu gerçekten güzel bir fikir. Bazı şeyleri kafamızda netleştirmeliyiz, bence de. Fakat, şimdi hiç de zamanı değil gördüğün üzere. Sen salona git, duş aldıktan sonra gelirim ve konuşuruz.” dedim sakin bir ses tonuyla.
“Şimdi konuşmayı tercih ederim anne…” dedi fısıltıyla. Gözlerimin tam içine bakıyordu. Sanki yanıyordu gözleri.
Dudaklarımın altına kadar suyun dibine batmıştım. Köpükler, bedenimi gizlerken, sıcak su da beni rahatlatıyordu.
“Barkın…” dedim iç çekerek, “Bazı şeyleri çok zorladın, bunun farkında mısın?”
“Ahh… Bilemiyorum anne, bana herşeyi yeterince zorladım gibi gelmiyor. Anlamıyor musun? Seni hala çıplak görmedim. Ve bu aramızdaki ilk adım. Seni çıplak görmeli ve annemden daha fazlası olarak istemeliyim. Kendi bedenimin, seninle bebek yapmaya hazırlık yapmasını sağlamalıyım.”
“Bunu aklından çıkar Barkın. Bu, pek çok farklı sebepten dolayı gerçekleşemez.” dedim kararlı bir ses tonuyla.
“Yani, daha iyi bir planın var öyle mi anne?” diye sordu kaşlarını havaya kaldırarak.
“Evet var.” dedim. Duş sırasında bu fikir aklıma öylece gelmişti zaten.
“Ha?”
Barkın’ın yüzü buruşmuş, şaşırmıştı. Bunu beklemiyordu.
“Babana bunu o uzaktayken söylememize gerek yok, onun bir bebeğimiz olacağına inanmasını sağlarız. Bununla ilgili bir sorun yok zaten. Eve güvenli bir şekilde geldiğinde de ona herşeyi anlatırız. Tüm detayları, herşeyi bilir ve böylece rahatlamış da olur. En azından güven içinde eve gelmiş olur ve bir daha da göreve çıkmaz. Emekliye ayrılır.” Barkın’a bakıp gülümsedim. Üzerimden büyük bir ağırlık kalkmış gibi hissettim planımı anlattığımda.
“Planında ufak bir pürüz var anne…” dedi.
“Neymiş o?” diye sordum yüzümü buruşturarak.
“Babama gerçeği anlatacağım. Ona bebeği olmayacağını, senin yalan söylediğini söyleyeceğim. Yarın yeniden konuştuğumuz zaman ona herşeyi anlatacağım.” dedi kendinden emin bir tonla.
Şok geçirmiştim. Vücudumun gerildiğini hissediyordum. Sıcak su bile bunu engelleyemiyordu.
“Ciddi olamazsın! Yapamazsın! Yapmayacaksın!” diye haykırdım.
“İzle ve gör anne. Planlarımızı kararlaştırmak zorundayız. Senin planını anlattın. Peki. Bununla hiçbir derdim yok. Ancak onu seçersek, bunu söylerim. Yarın hem de. Bir karar vermeliyiz, senin planını mı uygulayacağız yoksa benimkini mi?” diye sordu. Yüzündeki o kendinden emin ifade gerçekten midemi bulandırıyordu.
“Bunu yapamazsın Barkın! Beni böyle bir kenara atamazsın!” diye bağırdım.
“Senin planın tamamen bir yalana odaklı anne. Ve sonunda da hiç de iyi bir haber vermeyeceksin. Babam aylarca kandırılmış olacak ve hayal kırıklığına uğrayacak. Ve de eve geldiğinde elinde bir hiç olacak, bebeği olmadığını öğrendiği anda ne düşünecek sence? Ayrıca görüntülü görüşmelerimizde karnını hiç mi görmeyecek? Bunun hakkında nasıl yalan söylemeyi planlıyorsun? Benim planım ise sadece iyilik dolu. Babamı mutlu ve güvende tutacağız ve ailemize yeni, minik bir üye katılacak. Onu hep seveceğiz. Ne güzel değil mi?” dedi gülümseyerek. Buna gerçekten inanması beni şoka uğratıyordu.
“Hayır… Hayır… Hayır…” takılı kalmıştım bir süre… Sonra kendime geldikten sonra, “Barkın, ben senin annenim. Seninle nasıl bir eş olabileceğimizi düşünebilirsin ki, kendimi senden hamile bırakacağımı nasıl düşünebilirsin? Kendi öz oğlumla? Bu nasıl mümkün olabilir? Buna inanmana gerçekten… Bunu kabul edemiyorum. Bu… Bu gerçekten delilik!” diye haykırdım.
“Aslında bu gerçekten kolay olacak anne, tam da sana anlattığım gibi… Ve ilk adımı attık. Sen beni çıplak gördün. Bir noktaya geliyoruz değil mi? Benim de seni görmem gerekiyor.” dedi ve zinciri çekti. Çekmesiyle beraber suyun boşalmasını engelleyen tıkacın çıkması bir oldu.
Suyun bir anda basıncının değişmesinin etkisiyle bir “gulp” sesi geldi. Ve hızla su azalmaya başladı, sanki bir girdap vardı küvetin içerisinde. “Barkin! Hayır!” diye çığlık attim. Hızlıca ayağımı, gidere koydum ve suyun gitmesine engel oldum ama Barkın benden de hızlıydı. Bir hamle ile ayağımı çekti ve su hızla boşalmaya devam etti. Her geçen saniye ile kendimi daha da aşağıya bastiriyordum ancak suyun gizlediği bedenim artık açığa çıkmaya başlamıştı.
Önce boynum gözüktü. Artık onu gizleyen beyaz baloncuklar yoktu. Ardından omuzlarım… Kollarımla göğüslerimi aniden gizledim, kollarımla göğüslerime bastirirken ellerim de kadınlığımı gizledi. Bacaklarımı sikica kapatıp hiçbir şey görmemesini sağlamaya çalışıyordum.
Su her azaldığında Barkın’ın gözleri vücudumu süzüyordu. Vücudumdaki her noktaya dikkatlice bakıyordu, gözleri paril parıldı. Onu hiç böyle görmemiştim gerçekten de. Gözlerindeki ateşi, tutkuyu görebiliyor, hissedebiliyordum.
Yüzümü duvara çevirip gözümü kapattım. Utanıyordum. Kendi oğlum, beni çıplak görmek istiyordu. Ve artık yolun sonuna geldik gibi hissediyordum. Onun karşısında tamamen çaresizdim. Son bir sesle birlikte, su tamamen boşaldığında artık soğuk hava tenime değiyordu. Tüylerim diken diken olurken, gerçek anlamda ürperiyordum. Özel bölgelerimi kapatan kollarım ve ellerim sayesinde tamamen çıplak sayılmazdim ama yine de… Çıplaktım! İnanılmazdı gerçekten! Kendi oğlum beni karşısında çıplak bırakmıştı!
“Kokun bile bir başka…” diye fısıldadı o sırada. Gözlerimi açıp başımı sağ tarafa çevirdiğimde yine şok olmuştum. Barkin iç çamaşırımı elinde tutuyordu ve burnuna götürmüştü. Kokluyordu, yavaşça. Gözleri kapalı, sadece kokumu hissediyordu.
“Şuna baksana… Tam benim için yaratılmış gibisin. Bu anlara gelmemizin bir tesadüf olmadığını biliyordum…” diye fisıldamaya devam etti. Koklamayı bıraktı ve “Artık siniri geçmek istiyorum. Bir ufak adım daha anne. Şimdi senin aminin da nasıl koktuğunu biliyorum.” dedi gülümseyerek. O sırada elindeki çamaşırımı da yere bıraktı.
“Seni hayvan! İğrençsin!” diye haykırdım.
“Hayvanlar, onlara söylenmeden ne yapacaklarını bilirler anne. Ayrıca kendi annesini hamile bırakan çok hayvan var, biliyorsun değil mi?” dedi kaşlarını kaldırarak. “Bak, gördün mü? İç çamaşırının bana ne yaptığını görüyor musun?” dedi gözlerimin içine bakarak.
Barkin küvete doğru bir adım attı ve pantolonun kemerini yavaşça açıp, boxer i ile birlikte bir anda yere indirdi. Erekte olmuş erkekliği tam da gözümün önünde duruyordu. Ne kadar denesem de, gözlerimi üzerinden alamiyordum. Sanki kilitlenmiş gibiydim. Gerçekten güzel ve ihtişamlı gözüküyordu.
“Anne, bana ne yaptığını görüyorsun değil mi?” ses tonu çok farklıydı, gerçekten bana karşı duyduğu tutkuyu hissedebiliyordum. Yalan söylemiyordu. Herşey, gerçekti. Şu anda, oğlumun karşısında kendimi göstermemeye çalışarak duruyordum,tamamen çıplaktım. Ve de oğlum önümde, erekte olmuş erkekliğini bana gösteriyordu. İşin kötü yani, artık bu durumu kanıksamaya başlamış gibi bir halim vardı. Çok fazla garipsemiyordum.
Oğlumdan etkilendiğime şüphe yoktu. Gözümü erkekliğinden ayıramazken o da benden etkilenmişe benziyordu. Terlemiş iç çamaşırımdan olup olmamasının da bir önemi yoktu.
“Hadi ama anne, bir şeyler hissetmediğini söyleyemezsin değil mi?” dedi siritarak.
“Hissetmiyorum, ben senin annenim. Lanet olsun ki öyleyim!” diye haykırdım.
“Hadi ama, arkadaşınla konuşurken seni duydum. Babam uzakta olduğu için zor durumda olduğundan bahsediyordun. Bahsettiğin konu bu değil miydi anne? Aslında o buradayken de istediğin gibi olmuyordu değil mi? Bunların hepsini duydum anne, yalan söylemene gerek yok. Kabullen artık, gerçeklerin ben de farkındayım anne.” dedi. Gözlerimin tam içine bakıyordu, yenilgiyi kabullenmeyecekti.
Bu doğruydu aslında. Fakat, onun önünde bunu kabul edemezdim. Belki bir ya da iki gece gerçekten kivrandığım olmuştu. Vücudumun bazı ihtiyaçları vardı. Gerçekten delirdiğim ve çaresiz kaldığım çok olmuştu ama yine de çözüm ve rahatlamanın formülü bu değildi. Bedenim bana ihanet ediyordu ama hala aklımı kullanabilirdim.
Yalnızca sorun, onun gerçekten güzel erkekliğiydi. Onun güzel, kalın ve büyük erkekliğiydi. Ucundan çıkan zevk suları ile parlayan, adeta bir zevk nesnesi haline gelmiş erkekliği… Ona bakmadan duramıyordum.
“Çek ellerini anne, seni çıplak görmek istiyorum. Göğüs uçlarını görmek istiyorum. Ve ayrıca bak, seni kokladım da artık. Yani artık kesinlikle amını da görmem gerekiyor. Nasıl olsa kokusunu bile biliyorum.” dedi sırıtarak. “Tam da içine fışkırtacağım ve seni hamile bırakacağım yeri görmeliyim…”
Belki biraz zaman kazabilirdim, bir planim vardı. Yalnızca şu anki durumumdan, küvette kapana kısılmış halimden kurtulmam gerekiyordu.
“Kendi başıma kurulanmama izin ver. En azından bunu yap. Bunu bana borçlusun…” dedim zayıf bir sesle.
“Tamam anne, seni oturma odasında bekliyorum. Geçme kalma.” dedi göz kirparak pantolonunu ve boxer ini ayağından atarak, alt tarafı çıplak bir şekilde bir kere daha önümde durdu. Tüm güzelliği ile erkekliğini görüyordum. Sonra da tişörtünü çıkarıp yere attı. Artık tamamen çıplakti. Yere eğilip çamaşırımı eline alıp bir nefes daha çekip yine yere bıraktı. Sonra da bana bakıp, yavaşça banyodan çıktı.
Kollarım ve ellerim rahatlamıştı. İnanamıyordum. Az önce olanların hiçbirine inanamıyordum. Ama bir planım vardı… Buna izin veremezdim…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

maltepe escort ankara escort diyarbakır escort rize escort urfa escort yalova escort antep escort hatay escort haymana escort ağrı escort giresun escort batman escort tekirdağ escort diyarbakır escort edirne escort aydın escort afyon escort
canlı bahis canlı bahis bahis siteleri güvenilir bahis bahis siteleri bahis siteleri porno izle bursa escort bursa escort bursa escort escort izmir sakarya escort sakarya escort porno izle ısparta escort karabük escort karaman escort karşıyaka escort kaş escort kastamonu escort kayseri escort kırıkkale escort kırklareli escort kırşehir escort webmaster forum gümüşhane escort sakarya travesti